UNICEF: Çocuklara karşı bir savaş

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü James Elder, Gazze’deki savaşın çocuklara karşı yürütüldüğünü ifade etti.

İsrail’in soykırım yaptığı Gazze’de çalışmalarını yürüten Elder, sahada tanık olduklarına ilişkin sosyal medyadan paylaşım yaptı. Gazze’deki insani aranın sona ermesi ve İsrail’in saldırılarının başlamasının ardından bir hastaneden paylaştığı videoda Elder, Gazze’de işleyen en büyük hastanenin hemen 50 metre yakınının vurulduğunu ve sağlık merkezinin kapasitesinin iki katında çalıştığını belirtti.

DUYARSIZLIK ÖLDÜRÜYOR

Bu hastanenin daha fazla savaş yarası taşıyan çocuğu kabul edemeyeceğini, her yerde çocuklar olduğunu dile getiren Elder, “Son 7 haftada hastanelerin kapasitesinin nasıl düşürüldüğünü anlatamam? Daha fazla yanık, şarapnel, kırık kemiklerle savaş yarası taşıyan çocuk göremeyiz. Nüfuz sahibi olanların duyarsızlığı çocukların öldürülmesine yol açıyor. Bu çocuklara karşı yürütülen bir savaş” dedi.

İNSANLIK ÇOCUKLARDAN VAZ MI GEÇTİ?

Elder’in video paylaştığı noktada bekleme salonuna benzer bir alanda yere serilmiş battaniyelerin üzerinde çok sayıda çocuğun bulunduğu ve ağlama seslerinin geldiği dikkati çekti. Paylaşımında Elder, yazılı olarak, “Ateşkes sona erdi. Bombardıman aralıksız. İnsanlık Gazze’deki çocukları terk mi etti? /Çocuklardan vaz mı geçti?” ifadesini de kullandı.

Aynı hastaneden yatağında yaralı bir çocuğun yanında video paylaşan Elder, “Dünyadan açıkça yalvarışlar, sözler, çocukların öldürülmesini ve sakatlanmasını durdurmakta karar sahibi olanların kulaklarına ulaşmadı” dedi. Yaralı yatağında bitkin biçimde yatan üç yaşındaki Filistinli çocuğu tanıtan Elder, Ahmet’in futbolu sevdiğini yatağının kenarındaki futbol topuyla gösterdi.

SAVAŞIN SÜRMESİNE İZİN VEREMEYİZ

Elder, Ahmet’in ailesinin evindeki aile üyelerini birkaç hafta öldüren yıkım sonucunda sağ ayağının ampute edildiğine işaret ederek, şunları söyledi: “Bombardıman şimdi yeniden başladı. Bizler tüm vicdanımızla çocuklara karşı bu savaşın devam etmesine izin veremeyiz. Ahmet gibi Gazze’deki diğer çocukların da acı çekmesine müsaade edemeyiz. Güzel gözler, sakin bir yüz, hâlâ daha dehşet verici sonra da yaşamak zorunda kalacağı anısını anlatan bir bakışa sahip. Bu durmalı.”

Korku filmi gibi!

Dünya Sağlık Örgütü’nün işgal altındaki Filistin topraklarındaki temsilcisi Richard Peeperkorn, “Hastaneye girmek sanki bir korku filmi içindeymiş gibi hissettiriyor” dedi. Hastanelerdeki hastaların hayal edilebilecek en travmatik yaralanmalarla yerde yattığını kaydeden Peeperkorn, onlara mümkün olan en iyi şekilde hizmet verilmeye çalışıldığını ancak mevcut personel sayısının yetersiz olduğunu söyledi. Peeperkorn, birçok sağlık çalışanının aileleriyle birlikte çalıştıkları bölgeyi terk ettiğini veya öldürüldüğünü de sözlerine ekledi.

Terör devleti İsrail’in 7 Ekim’den bu yana tasarladığı etnik temizlik planlarına bir yenisi daha eklendi. İsrail medyası, Başbakan Binyamin Netanyahu hükümetinin, “Gazze’deki Filistin nüfusunun azaltılması ve bunun için deniz yolunun açılması” yönünde bir plan üzerinde çalıştığını yazdı. Buna göre Filistinlileri Sina Çölü’ne sürme planları Mısır tarafından sert tepkiyle karşılanan işgalci hükümet, yeni plan kapsamında Filistinlileri zorla dünyanın uzak bölgelerine göndermeyi planlıyor.

Avrupa ya da Afrika’ya sürecek

İsrail HaYom gazetesinin kıdemli siyasi muhabiri Mati Tuchfeld imzasıyla yayımlanan haberde, Netanyahu’nun savaş kabinesindeki Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer’den Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilerin Refah Sınır Kapısı’nın açılması ve hatta “deniz yollarının da açılmasıyla” tehcir edilmesi planları konusunda çalışmasını istediği belirtildi. Netanyahu’nun savaş kabinesine, “Filistinlilerin Avrupa ya da Afrika ülkelerine göç etmesi için deniz yolunu açmayı düşündüğü bir planı sunduğu” aktarıldı.

Uluslararası baskıdan çekiniyor

Hükümette Netanyahu’nun partisi Likud ve aşırı sağcı isimlerin bu planı “gereklilik olarak gördüğü” buna karşın, savaş kabinesi üyesi eski Savunma Bakanı Benny Gantz ve eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot’un içinde yer aldığı “merkez” kanadın, “ABD’nin itirazı ve uluslararası baskıyı” gerekçe göstererek buna karşı çıktığı kaydedildi. Bu arada savaş kabinesinde, Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın “savaş sonrasında” Filistin yönetiminin Gazze’de idareyi üstlenmesine karşı çıktığı paylaşıldı.

Etnik temizliği gizlemiyor

İşgalci İsrail hükümeti, uluslararası hukuka göre suç sayılmasına rağmen Gazze’de etnik temizliğe devam ediyor ve bu yönde planlarını da gizlemiyor. Daha önce Sina Planı üzerinde duran yetkililerin, Mısır’a dış borçlarının bir kısmını üstlenme karşılığı Filistinlileri Sina Çölü’ne kabul etme teklifiyle gittiği bildirilmişti. Ayrıca terör devletinin mevcut ve eski bir çok yetkilisi de farklı etnik temizlik önerileri getiriyor. Eski MOSSAD Başkan Yardımcısı Ram Ben Barak, “Kanada’da mülteci olmak Gazze’de olmaktan çok daha iyidir” şeklinde skandal bir açıklama yaptıktan sonra “Gazzelileri tüm dünyaya dağıtalım. 100 ülke 25 bin Gazzeli alsa bu sorun çözülür” ifadelerini kullanmıştı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*